tüp mide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tüp mide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ocak 25, 2012

Obezite Kaderiniz Değil! Kilo Vermenin Ötesinde, Kaliteli Bir Yaşam İçin Obezite Cerrahisi

Doç. Dr. Halil Coşkun tarafından büyük bir titizlikle hazırlanan bu kitap da son yıllarda en etkili tedavi alternatiflerinden biri olarak kabul edilen Obezite Cerrahi Yöntemleri ve bu konuda bilinmesi gereken tüm detaylar yalın bir dille anlatılmaktadır

OBEZİTE KADERİNİZ DEĞİL!



Kilo Vermenin Ötesinde, Kaliteli Bir Yaşam İçin Obezite Cerrahisi



Değişen yaşam koşulları ve sağlıksız beslenme sonucunda giderek yaygınlaşan obezite, sadece yaşam kalitenizi düşürmez, birçok hastalığa da davetiye çıkarır. Bütün bunlarla baş etmek ve sağlıklı kilonuza kavuşmak artık elinizde.

Obezite Cerrahisi, obezite ve eşlik eden hastalıklarla mücade

lede en etkin ve kalıcı yöntemdir. İyileşmek için yıllarca beklemeniz gerekmiyor. İyileşme süreciniz, kararlılığınız ve yardım gerektiğini fark etmenizle başlar.

Unutmayın, obezite ile mücadelede yalnız değilsiniz!


Doç. Dr. Halil Coşkun

İnternet Satış:

Pazartesi, Ağustos 23, 2010

Obezite Ameliyatlarından Sonra Gebelik

İstatistiklere göre hamileliklerin %40-50’si planlanmadan olmaktadır, bu nedenle obez genç kadınları gebeliklerini kilo verdikten sonraya ertelemeleri konusunda uyarmak zordur.

Obezitenin Cerrahi Tedavisi Tabloya Nasıl Uymaktadır? Ya da Uymakta mıdır?
Obez gebeliklerin tehlikelerini bilmemek, problemin yalnızca bir parçasıdır. Diğer parçası ise kilo almaya yatkın olanlarda kilo vermeyi başarma, hatta kararlı bir kiloyu sürdürme için etkili yollara erişme eksikliğidir. Kilo kaybı ameliyatı neden(ler)ine bakılmaksızın gerçek şudur ki, hızla artan sayıda daha genç yaşlardaki kadınlar kilo kaybı operasyonu yaptırmaktadır. Çoğunluğunun hamile kalması beklenmektedir. Aslında obezite, kısırlığın yaygın bir nedenidir ve ameliyatla veya diğer yollarla kilo kaybı, sıklıkla bu tür kısırlığı tedavi etmektedir.
Ameliyat olmayı düşünen ya da ameliyat yaptırmış olan kadınlar, gebelik sonuçları üzerindeki etkileri hakkında neler bilmelidirler?
Öncelikle iki önemli operasyon arasındaki farkları bilmek önemlidir.
Operasyonun bir türü (Mide Bandı), midenin üst kısmına ayarlanabilir bir band yerleştirilerek küçük bir mide poşunun oluşturulduğu “mide hacmini kısıtlayıcı” ameliyattır. Şişirilen band, gıdaların bandın altındaki büyük mideye geçmeleri için çok küçük bir açıklık bırakır. Bu, küçük miktarlardaki katı gıdaların mide poşu duvarını gererek bir tokluk hissi oluşturmasının yanında aynı zamanda katı gıdaların küçük poştan boşalmasının yavaşlamasına da neden olur. Katı gıdalar açıklığı tıkamadığı sürece sıvılar ve eriyen gıdalar (çikolata, kurabiye, cips) doğrudan geçerler.
Diğer operasyon türü ise (Gastric Bypass) hem mide hacminde kısıtlama hemde alınan gıdaların emiliminde azalma sağlamaktadır. Şüphesiz operasyonların kısıtlayıcı eylemleri, özellikle de hasta eğer hızlı yiyorsa ve çiğnemesi yetersiz ise kusmaya neden olabilir. Yeterince büyük iseler haplar ve kapsüller de benzer şekilde kusmaya neden olabilirler.
Gebelik Sonuçları Üzerindeki Etkiler
Her zaman için, kilo kaybı ameliyatı geçiren ve gebe kalma kapasiteleri bulunan genç kadınların, hızlı kilo kaybı evresi boyunca ve ameliyatlarından en az 18-24 ay sonrasına kadar gebeliği önleyici önlemleri almaları önerilmektedir. Kilo kaybı ameliyatlarının tümünden sonraki gebelik sonuçları genel olarak, obez gebeliğin sonuçlarından daha iyidir. Hatta anneler ameliyatlarından sonra yine de obez olsalar bile sonuçlar, hiç ameliyat olmamalarından daha iyidir.
Bununla birlikte unutmamak gerekir ki; anne eğer kusmaya, ishale ve güçsüzlük hissine karşı önerilen tavsiyeleri izlemekte başarısız olursa, kilo kaybı operasyonlarının neden olduğu risklere karşı farkında olması önemlidir. Doğum öncesi bakımın bir parçası olarak hastalar, önerilen takviyeleri almalı ve kritik besinlerin kan düzeyleri izlenmelidir. Obezite ameliyatı geçiren tüm hastalar için söz konusu olduğundan, yeme ve kusma ile ilgili kurallar izlenmelidir.
Obezite ameliyatından sonraki sonuçlar için en son bilgiler, “Sağlıklı kilo alma” ilkelerinin gözden geçirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Institute of Medicine of the National Academy of Sciences’e (Ulusal Bilim Akademisi Tıp Enstitüsü) göre genellikle 20-26 kg/m2 arasında bir VKİ’leri olan normal kilolu kadınların 10-15 kg almaları önerilirken “yüksek aralık”ta bulunanların (VKİ 26-29 kg/m2) ise “önerilen kilo alma hedeflerinin en fazla 7 kg” olması önerilmektedir.
Çarpıcı bir şekilde artan obez kadın sayısı, şiddetli obez kadınlarda (VKİ 35 kg/m2 den büyük) gebelik kilosu değişimi üzerine daha fazla istatistik sağlayarak yeni yönergelerin geliştirilmesine olanak sağlamıştır. Obez kadınlar sıklıkla gebelik esnasında kilo verirler ve kilo kaybı ameliyatından sonraki sonuçlar, hatta önerilmeyen hızlı kilo kaybı evresindekiler bile herhangi bir kilo alımı olmamasına karşılık sağlıklıdır. Yine de ameliyatın öncesinde ve sonrasında gebelik sonuçlarını optimize etmek üzere gerekli olan vitaminler, mineraller ve diğer besinlerin izlenmesi ve takviye edilmesi asla unutulmamalıdır.
Çocuklar Üzerindeki Etkiler
Obez anneler, zayıf annelerden daha sık olarak yaşına göre küçük ya da aşırı zayıf bebekler doğururlar. Ancak son zamanlarda, ufak bebeklerin “sağlıklı” oldukları fark edilmiştir. Gerçekte ufak (ve hatta prematüre) bebekler için hızlı kilo almak, tehlikelidir. Hızlı kilo, sıklıkla çocukluk obezitesine yol açmaktadır. Obez gebeliklerin ve erken büyüme uygulamalarının pek çok probleme neden olacağını kavramak önemlidir. Eski deyimler artık kabul edilebilir değildir: “şirin, tombul bebek”, yuvarlak tombul yanaklar “sağlıklı bebek”in belirtileri değildir.
Obez kadınlar, obez olmayan kadınlar kadar yaygın bir şekilde emzirme ile beslemezler. Obez kadınlar emzirdiklerinde de bunu, çok daha kısa bir dönem için yaparlar. Daha kısa emzirme uygulamaları, daha fazla doğum öncesi kilo ve çocukta artan obezlikle ilişkilidir. Emzirme ile beslemeyi teşvik etmek için herşey yapılmalıdır. Çok sağlıklı ve karşılığı görülen bir uygulama olup, anne ve çocukta obeziteyi önleyici bir rolü vardır.
Sonuçlar
Obez gebelikler tehlikeli gebeliklerdir. Kilo kaybı ameliyatını takiben gebelikler anne ve çocuk için obez gebeliklerden daha güvenlidir. Kiloya bakılmaksızın kilo kaybı ameliyatı sonrası gebelikler;
a.) Ameliyattan sonraki ilk 18 ay boyunca önlenmelidir.
b.) Takviye alımını yönlendirmek üzere besin yetersizlikleri için izlenmelidir.
Kilo Kaybı Ameliyatı Geçiren Gebe Kadınlar İçin Öneriler
Yemek yeme davranışı. Kusma riskini azaltmak için:
  • Minimum stres ve dikkat dağılması ile yavaşça yiyin
  • Diyetinizi sıvılardan yarı katı gıdalara, sonra da katı gıdalara ilerletin
  • Küçük porsiyonlar yiyin
  • Yutmadan önce iyi çiğneyin
  • Doygunluk hissederseniz, yemeyi bırakın
  • Yemeğinizle birlikte bir şey içmeyin – yemekten sonra en az bir saat bekleyin
Kusmaya karşılık verme. Kusarsanız ya da geri çıkarırsanız:
  • Nedenlerini bulmaya çalışın
  • Dört saatliğine bir şey içmeyin
  • Diyetinizi yavaş bir şekilde ilerleterek sıvılarla başlayın.
  • İlerleme esnasında bulantı ya da kusma oluşursa 12 saat için ağızdan bir şey almayın
  • Yukarıdaki önlemlere rağmen kusmaya devam ederseniz cerrahınızla temasa geçin
Doç. Dr. Halil Coşkun

Salı, Haziran 29, 2010

Hangi Obezite Cerrahi Prosedürü Benim için En “Doğru” Seçimdir?


Kilo kaybı ameliyatının, önemli miktarda ve sürekli kilo kaybı sağlamada etkili olduğu artık tüm bilimsel yayınlarda gösterilmiştir. Günümüzde arzu edilen bu sonuca ulaştıran çeşitli farklı kilo kaybı ameliyatları mevcuttur. Bu nedenle kilo kaybı ameliyatı düşünen hastalardan en sık aldığım sorulardan bir taneside; “Hangi prosedürün benim için uygun olduğuna nasıl karar vereceğim?” sorusudur.
Kilo Kaybı Cerrahi Ameliyatlarının Etkinliği
Benim görüşüm, bugün en yaygın olarak yapılan kilo kaybı ameliyatlarının (mide bandı, gastric bypass, tüp mide ve mide balonu) HER BİRİNİN, aşağıdaki şartlar gerçekleştirildiğinde etkin olduğudur; * Yetkin bir cerrah tarafından yapıldıklarında * En önemlisi de bu ameliyatların, işbirliği yapmayı dileyen bir hasta üzerinde uygulandıklarında
Hasta hangi prosedürü seçerse seçsin kilo kaybının temeli hastanın, kilo kaybı operasyonunu yaşam tarzı değişikliği uygulamada kullanmasını sağlamaktır. Mevcut ameliyatlardan her biri gerçekten de açlığı ve porsiyon büyüklüğünü kontrol etmeye yardımcı olan bir “araç”tır, ancak hepsi budur! Gerisi hastaya kalmıştır.
Bununla birlikte mevcut “araç”lar arasında bazı farklılıklar vardır. Aşağıda bir hastanın, hangi ameliyatın uygun olduğuna karar verirken göz önüne alması gereken bazı hususlar yer almaktadır.
Ameliyat Türünü Seçerken Dikkate Alınacak Hususlar
* Beklenen Kilo Kaybı: Genel olarak Gastric Bypass ameliyatı hastaları fazla kilolarının yaklaşık %70’ini, Tüp Mide hastaları yaklaşık %40-60’ını ve Mide Bandı (Kelepçe) hastaları da yaklaşık %50-60’ını verirler. Ancak tüm bunlar; hastanın ne kadar iyi takip edildiğine ve hastanın, uzun vadede başarıyı sağlamak üzere yapılması gerekli olan tüm yaşam tarzı değişikliklerine ağırlık verip vermemesine bağlıdır.
* Kilo Kaybının Güvenilirliği: Gastric Bypass ve Tüp Mide hastaları, hemen her zaman yukarıda söz edilen beklenen kilo kaybına ulaşırlar. Bu hastaların kilo kaybetmelerinden değil; zamanla yeniden kilo almalarından endişe ediyorum. Bu durum, kilo kaybı operasyonlarından sonraki ilk bir yıl içerisinde gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yapmadıklarında oluşmaktadır. Mide Bandı ile kilo kaybı ise çok daha değişkendir. Bazı hastalar fazla kilolarının %70-90’nını (beklenenin %50-60 olduğunu hatırlayın) kaybederken, bazıları ise çok daha az kaybedebilirler. Görüyorsunuz ki bir band ile birlikte hastalar takip edilmezse ve yaşam tarzı değişikliği üzerinde HEMEN çalışmazsa, kilo kaybını etkileyeceğidir. İyi haber ise, bir Mide Bandı hastası kilo kaybettiğinde, hemen her zaman kilo almaktan uzak durmasıdır, çünkü kilodan uzak durmak için yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları zorunludur ve bu durum, HERHANGİ BİR kilo kaybı operasyonu için de kilodan uzak tutmaktadır.
* Hızlı ya da Yavaş: Gastric Bypass ve Tüp Mide hastaları tipik olarak başlangıçta haftada 2,5-3 kg verecek ve operasyondan 12-15 ay sonra da beklenen kilo kaybına ulaşacaklardır. Diğer taraftan Mide Bandı hastaları ise daha yavaş ve istikrarlı bir kilo kaybı (haftada 0,5-1 kg kilo verme) görme eğilimindedirler ancak ameliyattan yaklaşık iki yıl sonrasında beklenen kilo kayıplarına ulaşıncaya kadar bu şekilde devam ederler.
* Bilinmeyenin Korkusu: Gastrik Bypass ile Mide Bandı uzun vadeli etkilerini araştıran güvenilir çalışmalar vardır. Her iki operasyonunda güvenli oldukları, önemli miktarda kilo kaybı ile kiloya bağlı tıbbi problemlerde iyileşmeye yol açtıkları ve en önemlisi de kilo kaybını sürdürdükleri görünmektedir. Bu noktada Tüp Mide için aynı şey söylenemez. Kuşkusuz halihazırda mevcut çalışmalar bu operasyonun güvenli ve etkili olduğunu göstermektedir, ancak operasyonun yeni olması nedeniyle bu operasyondan 5 ya da 10 yıl sonra hastalara ne olacağını henüz bilmemekteyiz. Yeniden kilo alacaklar mı? Bu kadar çok midenin kaldırılmasından dolayı problem yaşanacak mı? Henüz bu soruların cevapları tam olarak bilinmemektedir.
* Takip Edilebilirlik: Mide Bandının etkili olmasını sağlamak için bandın ayarlanması GEREKİR. Ameliyattan sonraki ilk yıl içinde Mide Bandı hastaları tipik olarak Gastric Bypass ya da Tüp Mide hastalarından daha sık kontrole gelmektedirler, böylelikle bir Mide Bandı hastasının maksimum kilo kaybına ulaşmak için bu takip randevularını gerçekleştirebilmesi önemlidir.
* Cezalandırma Faktörü: Gastric bypass hastaları, şeker içeren besinler aldıkları takdirde çok büyük bir olasılıkla “Damping Sendromu” yaşayacaklardır. Şekerli bir gıda aldıktan sonra kalpleri hızlanmaya ve terlemeye başlarlar, şiddetli karın ağrısı ile baş dönmesi çekerler ve çoğu kez ishal olurlar. Bu durum, geçmişte problem yaşamalarına neden olabilen bu besinlerden uzak durmalarına gerçekten de yardımcı olacaktır. Bazı hastalar, ameliyatlarından sonra “hile” yaparlarsa, ameliyatlarının kendilerini cezalandıracağını bilme fikrini sevmektedir. Mide Bandı ve Tüp Mide hastaları için ise Damping Sendromu yoktur, bu yüzden de tatlılar söz konusu olduğunda, gıda seçimlerinde daha disiplinli olmaları gerekir.
* Yabancı Cisim Korkusu: Mide Bandı hastalarının, yaşamlarının geri kalanında içlerinde bulunan bir bandla birlikte ÇOK rahat olmaları gerekmektedir. Hastalar sağlıklı bir kiloya kavuştuğunda band çıkartılıp alınmamaktadır. Lütfen yeterli kilo kaybı elde ettikten sonra bandın çıkartılmasını talep etmeyiniz, aksi taktirde tekrar geri kilo almanız mümkün olabilir.
* Tersine Çevrilebilme: Bazı hastalar band taktırmayı seçerler, çünkü obezite için “tedavi” bulunduğunda ya da diğer bazı “problem”leri yaşadıklarında bandın çıkarılabileceğine inanmaktadırlar. Bandın çıkarılmasının oldukça basit olduğu doğru olmakla birlikte cerrahın bandı çıkartması için birkaç neden vardır. Ayrıca duymuş olabileceğiniz negatif bilgilere rağmen Gastric Bypass ameliyatıda aynı şekilde geri çevrilebilmektedir. Kuşkusuz bir bypassı tersine çevirmek bir bandı çıkartmaktan daha uğraştırıcı ve zordur, ancak yine de yapılabilir. Ne var ki Tüp Mide ameliyatı geri çevrilemez.
* Korku Faktörü: Pek çok hasta Gastric Bypass ya da Tüp Mide den korkar, çünkü “daha invazif” ve bu nedenle de daha tehlikeli olduğu hissine kapılırlar. Gastric Bypass ile Tüp Midenin daha büyük operasyonlar olduğu doğru olmasına rağmen komplikasyon oranları Mide Bandın dan çokda yüksek değildir.
* Sonuç: Cerrahınızın, sizin için “en iyi” operasyonun hangisi olduğunu söyleyebilmesini sağlayacak bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Ameliyat için iyi bir adaysanız HERHANGİ BİR kilo kaybı operasyonu büyük bir olasılıkla iyi gelecektir.
Sonuçta siz kendinizi bilirsiniz ve hastaların, hangi operasyonun kendileri için uygun olduğuna en iyi kendilerinin karar vereceğine inanıyorum.

SİZİN için uygun olduğunu hissettiğiniz operasyon, büyük bir olasılıkla sizin için doğru olanıdır!

Doç. Dr. Halil Coşkun